HAYIR DE!

Hayır diyememe gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır demek daha da zorlaşabilir. Bazen istemediğin türden isteklerle karşılaşınca bunlara hayır demekte zorlanıyor olabilirsin. Eğer hayır dersen karşı tarafın kırılacağını , sana karşı eskisi gibi davranmayacağını ya da eskisi kadar sevmeyeceğini düşünüyor olabilirsin fakat sana böyle“HAYIR DE!” yazısının devamını oku

ÇOCUK İHMALİ VE İSTİSMARI

18 yaş altındaki her birey yasalarca çocuk kabul edilmektedir. Bireyin yaşamı boyunca korunmaya ve ilgiye en çok ihtiyaç duyduğu dönem de çocukluktur. Bu gereksinimlerin karşılanması ya da karşılanamaması, bireyin gelecek dönemlerinin kılavuzu gibidir. Güzel bir gelecek için çocukların fiziksel, psiko-sosyal yönden tam ve sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişmeleri fazlasıyla önem arz etmektedir. Günümüzde çocukların gelişimini,“ÇOCUK İHMALİ VE İSTİSMARI” yazısının devamını oku

PSİKOHORMON

Hormonların birçok etkiye sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Vücudumuzda yavaş salınıp iç dengemizi sağlıyor. Bedenin homeostaz halinin temel yapıtaşıdır. Aşırı ya da yetersiz salgılandığında tüm dengemizi alt üst edebilen vücudumuzun sıvı dengesini, kan basıncını, şeker, yağ ve kemik metabolizmasını düzenlemekle birlikte; büyüme ve gelişmeyi sağlamaktadır. Üremeyi de desteklemektedir. Hormonlarımıza sadece metabolizmamızın düzenli işleyebilmesi ve organlarımızın fonksiyonlarını“PSİKOHORMON” yazısının devamını oku

KIZLAR, ÖPMEYİN O KURBAĞAYI!

Biz kızlar, kendimizi prenses sanarak büyürüz. Kendi beyaz atlı prensimizi beklerken nice çirkin kurbağaları yakışıklı prenslere dönüştürmüşlüğümüz vardır. Büyüdüğümüz masallar, avunduğumuz şarkılar bize bundan fazlasını öğretmedi. Ama masalların da unuttuğu şeyler vardı. Prense çevirdiğimiz o kurbağalar bile bize arkasını dönüp gitti. Beyaz atları başka sarayların yolunu arşınladı. Bizim gönül sarayımız yıkık, virane kaldı. Hadi, bu“KIZLAR, ÖPMEYİN O KURBAĞAYI!” yazısının devamını oku

GÜZEL VATANIN ELÎM MÜSRİFLERİ

“Vatan sevgisi nedir?” diye sorulduğunda; çoğu insan vatan sevgisini, vatanı için ölmek olarak algılar. Ancak şu unutulmamalıdır ki, asıl vatan sevgisi, vatanı için yaşamak ve yaşatmaktır. Yaşamak ve yaşatmak deyince bu, birçok şey olabilir: Bir insanı yaşatmak için yaşamak, ülkenin ekonomisini yaşatmak için yaşamak, dinini yaşatmak için yaşamak, bir hayvanı yaşatmak için yaşamak… Eğer yaşatmak“GÜZEL VATANIN ELÎM MÜSRİFLERİ” yazısının devamını oku

ENKAZ

Cümleler doğrudur, sen doğru isen Doğruluk bulunmaz, sen eğri isen. -Yunus Emre Hoca Yesevi’den Pir Sultan’a, Hacı Bektaş-i Veli’den Yunus’a nice ilim ehlinin tasavvur ettiği kadim medeniyetimizin geldiği nokta, ne yazık ki heybeti cihana maruf olmuş ecdadımızın kemiklerini sızlatmıştır. Uyku vaziyetindeki bir tohumun filizlenmesi için üç şart elzemdir; Sıcaklık, Nem, Oksijen. Nifak tohumu için ise;“ENKAZ” yazısının devamını oku

YIKANMAK İÇİN KİRLENMEK GEREK!

Pir-ü pak gitmek Meryem’e yaraşır.  Toplum bıdı bıdısını atlayıp, meselenin en yalın bölümüne geçelim. Birileri sana “Al bakalım bu hür iraden, kullanma konusunda tüm tasarruf senindir.” dedi mi?  Sevgili hemcinslerim, bu yazı sizin için! Bu engin hisleri hangi kelimelerle açsam dünyaya? Farkına varmanın, bedenini ve ruhunu olgunlukla kabul etmenin hafifliği…  Hayatı korkarak yürümenin çıldırtıcı kaosu!“YIKANMAK İÇİN KİRLENMEK GEREK!” yazısının devamını oku

BAŞKASININ SENİ ONAYLAMASINI BEKLEME!

Biz insanlar neden her zaman başkalarından daha iyi yerde olmaya çalışıyoruz ki? Bu biraz da özgüvensizlik değil mi? Aslında kimsenin onayına ihtiyacımız yok ama bir çoğumuzun böyle bir düşüncesi var. Birilerine bir şeyleri kanıtlama ve kendimizi haklı çıkarma isteği uyandıran şey nedir? Bu sorunun cevabı güvensizliktir. Durumu daha da kötü kılan şey kendimizi nasıl gördüğümüz“BAŞKASININ SENİ ONAYLAMASINI BEKLEME!” yazısının devamını oku

HEMŞİRELİKTE MANEVİYAT

Maneviyat diğer adı ile spritualizm insanın kendisi ve çevresindekiler ile olan ilişkisini, yaşamını, dünyadaki yerini, hayatın manasını anlama ve kabul etme çabası olup, bugüne kadar kazanılmış olan bilgilerin sonucudur. Latince’de “spritus” kelimesi “nefes almak”, “hayatta olmak” anlamlarına gelir. Manevi gereksinimler, sağlık için kalbimizin düzgün çalışması kadar mühimdir. Hemşireler bunu göz ardı etmemeli, bireyselleştirilmiş ve bütüncül“HEMŞİRELİKTE MANEVİYAT” yazısının devamını oku

BULANTI

Yalnızlığın korkunç bir şey olduğunu anlıyorum. Metaforik olarak baktığımda, yalnızlık bana sonsuza uzanan karanlık bir boşluk gibi geliyor. Kimseye ulaşamayacağınız ya da kimsenin kolay kolay size ulaşamayacağı cinsten… Tıpkı dünyanın dışında bir yerlerde, uzay boşluğunda dolanan bir astronot gibi. Ama ne yazık ki ben dünyanın içinde bir yerlerdeyim ve astronot değilim. Kimsenin olmadığı bir günü“BULANTI” yazısının devamını oku

BÜYÜYEN ÇOCUKLUĞUM

Nereye gidiyorsun çocuk? Büyümeye mi? Oysa hiç halim yok Yaptığım hatalar Güvendiğim kelamlar Beni yordu zamanlar Aldandığım insanlar Sığındığım limanlar Bir bir yok oldular Geçimsiz ve küçüğüm hala Biraz yorgunum ve hayli hissiz Daha yolun başında Bir sonbahar var içimde Başka havalar getir bana Turnam uçsun içimde Küçüğüm daha çok küçüğüm Anlatacak çok şeyim var“BÜYÜYEN ÇOCUKLUĞUM” yazısının devamını oku

TÜRKİYE GRAND PRİX’E DÖNÜYOR

Türkiye’deki motor tutkunlarını sevindirecek haber geldi. İstanbul GP 13,14 ve 15 Kasım’da İstanbul Park’ın ağırlayacağı f1 yarışı Türkiye’de en son 2011 senesinde gerçekleşti. O dönemde adından sıkça söz ettiren 8. viraj için Türkiye GP son şampiyonu Vettel’in son röportajında söylediği sözler Türkiye’deki f1 hayranlarını hüsrana uğrattı . “Geçmişte orada dönmek büyük cesaret istiyordu. Takımdan orada“TÜRKİYE GRAND PRİX’E DÖNÜYOR” yazısının devamını oku

CUMHURİYETÇİLER Mİ DEMOKRATLAR MI?

Son bir asırda teknoloji öylesine gelişti ki, dünya âdeta küresel bir köy hâline geldi. Dolayısıyla dünyadaki her hâdise ülkeleri ve insanları anında etkilemeye başladı. Siyasi gelişmeler de bu etkilenmeler zincirinin âdeta bir tetik mekanizması oldu. Özellikle konu Amerika ve Rusya gibi büyük devletlerin iç meselesi olan başkanlık veya hükûmet seçimi olduğunda daha da önem arz“CUMHURİYETÇİLER Mİ DEMOKRATLAR MI?” yazısının devamını oku

ÇOCUKLAR

Beyinleri yıkanırken önemsemediğiniz fakat yere düşmelerinden korktuğunuz o masum bakışlı çocuklar.Yarının umutları, parlayacak olan güneşler.Gözünü hırs bürümüş olan, kapasitesinin üstüne çıkmak için çırpınan o çocuklar.Çocuğu, hayatta istediği her şeyi başarabileceğine inandırmış, yaptırmak istediklerini sıra sıra hesaplamış, bütün planları özenle hazırlamış şehvetle bakan ebeveynler.Peki hiç sorduk mu çocuğa ne istiyorsun ne hayal ediyorsun? diye. Hayır sormadık.“ÇOCUKLAR” yazısının devamını oku

KAYIP YOLCULUĞUM

AH ÖMRÜM! Bir tren yolculuğunu anımsatıyor… Peş peşe gelen duygular tüneli, Art arda takılı hayat telâşında, Bir salâ sesiyle son buluyor… DOĞUMUM! Tıpkı ölümüm gibi bir ezan sesi ile başlarken; Aldığım her nefes, Yaşanacak olaylara doğru, Zamanı kovalayarak sona yaklaşıyor… YAŞAMIM, Hayâllerim ile nasip çizgisi arasında birleşiyor… GÜNLERİM, Birbirine bağlı vagonlarla yol alıyor… HEVESLERİM ise;“KAYIP YOLCULUĞUM” yazısının devamını oku

GİTTİĞİN YOL AYAĞINA DOLANMADAN GEL

Düğüm düğüm her yanım. Ellerim uyuşuyor. Kimi görsem gerçek mi olanlar diye gözlerine bakıyorum, bir tek onun gözlerine bakamıyorum. Yüzüne, sakalına, kırışığına, beyaz saçlarına bakıyorum. Yüzünden düşen her mimiği yakalamalıyım. Düşüncesi düşmeden yakalamalıyım. Kadın, sakin ol yavaşça kalk geldiler, diyor. Sakin olmuyor var gücüyle sıçrıyor bedeni de, yüreği de. Bak yüreği gözlerinde, dudağının kenarında. Pişmanlık“GİTTİĞİN YOL AYAĞINA DOLANMADAN GEL” yazısının devamını oku

EYLÜL AYINDA GÖKYÜZÜNE BAKMAYI UNUTMAYIN

AY VE GEZEGENLER AY: 2 Eylül tarihinde dolunay, 10 Eylül tarihinde son dördün, 17 Eylül tarihinde yeniay, 24 Eylül tarihinde ilkdördün evresinde olacak. Eylül ayında ki gezegenlerin durumlarını okurken anlayabilmeniz için size lazım olacak bir bilgi vermeliyim. Kadir: Bir yıldızın parlaklığını dile getiren astronomi terimidir. Yıldızlar parlaklık derecelerinde farklılıklar gösterdiğinden, onları parlaklıklarına göre sınıflamak için“EYLÜL AYINDA GÖKYÜZÜNE BAKMAYI UNUTMAYIN” yazısının devamını oku

SICAK SULARDA SICAK ANLAR

Sıcak sularda sıcak anlar başladı. Türkiye, Meis Adası yakınlarında Navtex (Navigational Telex, uluslararası orta frekansta gemilere olası tehlike, emniyet ve hava raporları ve uyarılarını otomatik olarak yazılı bir şekilde veren haberleşme sistemi.) ilan ederek Oruç Reis’i gönderme kararı aldı. Kararın ardından Yunanistan da harekete geçti ve korsan bir Navtex olduğu ilanında bulundu. Gerilim tırmanırken, araya Almanya“SICAK SULARDA SICAK ANLAR” yazısının devamını oku

SENDE Mİ TANIYAMADIN KENDİNİ?

Ve ben yine sevemedim. Aklımı da kalbimi de tutsak eden yargılardan kurtulamadım. Bu bir yüzsüzlük ya da şımarıklık değil inan sevgili okur. Ah ettiğim budur, değiştiremediğim budur. Ben hep sevildim ama sevemedim. Yüreği yakan sözler etmedim, nefesim kesilir gibi oldu ama düşmedim. Koşacağım yerlerde dinlendim bu yüzden hep geç kaldım son dakika sevmelere. Aslında ben“SENDE Mİ TANIYAMADIN KENDİNİ?” yazısının devamını oku

O GECE

Hâkimiyet bilâ kayd-ü şart Milletindir. -Teşkilat-ı Esasiye 3. Madde İbn-i Haldun’a göre devlet insana benzer; doğar, büyür, olgunlaşır ve nihayetinde ölür. Bu teorinin sadece yaşam döngüsünden ibaret olmadığını o gece çok daha iyi anladık. Uluslar tarihleriyle yaşıttır. Her ulusun tıpkı insanlar gibi bir hafızası ve karakteri vardır. O ruh, tarih boyunca gelecek nesillere aktarılır. Binlerce“O GECE” yazısının devamını oku

İNSAN ÖLÜR BİZ UYUDU DERİZ

Gün ışığı yeryüzünden çekilince, sokakları terk edince insanlar, başlar gecenin hesaplaşması. Tıpkı sen de benim gibi beklersin o eşsiz zamanı. İnsanlar uyur, kuşlar yok olur gökyüzünden, evlerden yükselen sesler sakinleşmeye başlar. O zaman sessizliğin sağır eden tınısı yankılanır kulaklarında. Sadece acı çekenlerin ve hesaplaşmayı bekleyenlerin duyabileceği bir tınıdır bu. Biz uyumayan günaydınlar, haritanın farklı noktalarından“İNSAN ÖLÜR BİZ UYUDU DERİZ” yazısının devamını oku

BİTERSE SAYFALARIM?

İçimdeki özlemi bir kuşa benzetiyorum. Önce kalbime koyuyorum, duramıyor, kalbim küçük geliyor bu özleme. Elime alıyorum sığmıyor, büyüdükçe büyüyor. Yorgunluğumun içinde bakışlar benim içime içime batıyor artık. İçimdeki yaşlı teyze dizini ovuyor, yorgun bakışları martılara takılı kalıyorken kendisi düşüncesinde boğulu kalıyor. ‘Her şeye kafa yoranın kalbi yorulur… Kalp yorgunluğun ve yüz solgunluğun yoğrulup sana yol“BİTERSE SAYFALARIM?” yazısının devamını oku

GEORGE FLOYD:”I CAN’T BREATHE.”

   ABD’de yaşanan ve son dönemde ülkenin ağır olarak geçirdiği Koronavirüs ile mücadelesinin bile önüne geçen adeta bir iç savaş haline dönüşmüş olan Minneapolis kentinde George Floyd adlı bir vatandaşın ülkenin kolluk kuvvetlerinden bir polis memuru tarafından öldürülmesinin ardından ırkçılık söylemleri ve protestolar gündemde. Protestoların temelinde ABD’de zaman zaman su yüzüne çıkan ırk gerilimi yatıyor.“GEORGE FLOYD:”I CAN’T BREATHE.”” yazısının devamını oku

İBN-İ HALDUN VE DEVLET

Düşünülmesinin dahi yasak olduğu yıllarda çağının çok ötesindeki fikirlerini tereddüt etmeden açıklamış cesur bir düşünür… İbn-i Haldun’u anlatmak onu anlamaya göre nispeten daha kolay gibi gözükse de ‘’kelimeler kifayetsiz kalır’’ tabiri kendisiyle tamamen örtüşmektedir. Kısaca hayatından bahsetmek gerekirse; Tam adı Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun el Hadrami, 1332 yılında Tunus’ta dünyaya gelmiştir. Hayatının“İBN-İ HALDUN VE DEVLET” yazısının devamını oku

İÇİM UYKUSUZ EN SEVDİĞİM GÜNDÜZE

Hırsla bir kalem arıyorum ama önce kendime bile uzak olması gerekirmiş gibi hissettiğim bir sayfa bulmaya çalışıyorum. Evet her şeyi yazdığım ama her şeyden de uzak olduğum bu sayfa bu kalem bazen en çok bana düşman, bana pervasız. Artık düşünmeden yazmak istiyorum, diyorum. Düşünmeden. Mümkün değil diyor bana bakan iki pencere pervazı, mümkün değil. Çünkü“İÇİM UYKUSUZ EN SEVDİĞİM GÜNDÜZE” yazısının devamını oku

ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

 Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân“ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın