DÖNMEZ BU YOL

Yığılmakla yıkılmak arasındaki çizgide sallana sallana yürüdü kadın. Şekerli çay içerken yaşının elli oluşunu hep unuttu. “Her şeyden vazgeçerim çaya şeker atmaktan geçemem.” Derdi. Öyle çocuk gülerdi ki bir şey diyemezdin. Genç düşünceler verip dururdu, her yeni günden yaş almazmış gibi. Onu bir kuş yavrusunu, kuzuyu severken gör sanki beş yaşında kız çocuğu… Odalarda sıkışıp“DÖNMEZ BU YOL” yazısının devamını oku

NAR TANELERİ GİBİ EVLER

İplik gibi dizilmiş şehrin ışıkları önümüze. Atamadığım adımlarımı aydınlatır mı gücü kalmamış lambalar? İlk idrak edişimi hatırlıyorum. İlk hayretimi. Ah benim çocuk kalbim, temiz dimağım. Her şehrin her apartmanın her evin içinde farklı aileler, bambaşka hayatlar oluşunu, dehşete düşerek farkedişim. Başka acıların da var olduğunu ilk olarak çekilmekten sızlayan saç diplerim hissetmişti. Yılların vicdanımı eksiltmesine“NAR TANELERİ GİBİ EVLER” yazısının devamını oku

GİTTİĞİN YOL AYAĞINA DOLANMADAN GEL

Düğüm düğüm her yanım. Ellerim uyuşuyor. Kimi görsem gerçek mi olanlar diye gözlerine bakıyorum, bir tek onun gözlerine bakamıyorum. Yüzüne, sakalına, kırışığına, beyaz saçlarına bakıyorum. Yüzünden düşen her mimiği yakalamalıyım. Düşüncesi düşmeden yakalamalıyım. Kadın, sakin ol yavaşça kalk geldiler, diyor. Sakin olmuyor var gücüyle sıçrıyor bedeni de, yüreği de. Bak yüreği gözlerinde, dudağının kenarında. Pişmanlık“GİTTİĞİN YOL AYAĞINA DOLANMADAN GEL” yazısının devamını oku

SENDE Mİ TANIYAMADIN KENDİNİ?

Ve ben yine sevemedim. Aklımı da kalbimi de tutsak eden yargılardan kurtulamadım. Bu bir yüzsüzlük ya da şımarıklık değil inan sevgili okur. Ah ettiğim budur, değiştiremediğim budur. Ben hep sevildim ama sevemedim. Yüreği yakan sözler etmedim, nefesim kesilir gibi oldu ama düşmedim. Koşacağım yerlerde dinlendim bu yüzden hep geç kaldım son dakika sevmelere. Aslında ben“SENDE Mİ TANIYAMADIN KENDİNİ?” yazısının devamını oku

BİTERSE SAYFALARIM?

İçimdeki özlemi bir kuşa benzetiyorum. Önce kalbime koyuyorum, duramıyor, kalbim küçük geliyor bu özleme. Elime alıyorum sığmıyor, büyüdükçe büyüyor. Yorgunluğumun içinde bakışlar benim içime içime batıyor artık. İçimdeki yaşlı teyze dizini ovuyor, yorgun bakışları martılara takılı kalıyorken kendisi düşüncesinde boğulu kalıyor. ‘Her şeye kafa yoranın kalbi yorulur… Kalp yorgunluğun ve yüz solgunluğun yoğrulup sana yol“BİTERSE SAYFALARIM?” yazısının devamını oku

İÇİM UYKUSUZ EN SEVDİĞİM GÜNDÜZE

Hırsla bir kalem arıyorum ama önce kendime bile uzak olması gerekirmiş gibi hissettiğim bir sayfa bulmaya çalışıyorum. Evet her şeyi yazdığım ama her şeyden de uzak olduğum bu sayfa bu kalem bazen en çok bana düşman, bana pervasız. Artık düşünmeden yazmak istiyorum, diyorum. Düşünmeden. Mümkün değil diyor bana bakan iki pencere pervazı, mümkün değil. Çünkü“İÇİM UYKUSUZ EN SEVDİĞİM GÜNDÜZE” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın