Şimdi en çok ben olduğum halimdeyim. Hatta şu ana kadar kendimi hiç bu kadar kendim gibi hissetmemiştim. Ne büyük özgürlükmüş olduğun gibi yaşayabilmek meğerse. Ne uzun ve zor bir yolmuş bu. Doğduğun evden annenden babandan, gittiğin okullardan, tanıdığın onca insandan, gördüğün şehirlerden, duyduğun şeylerden sonra en sonunda kendine varabilmek. Uzun yorucu ağır ve dolambaçlı bu“YOLDAN ÇIKTIM” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Edebiyat
PSİKOHORMON
Hormonların birçok etkiye sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Vücudumuzda yavaş salınıp iç dengemizi sağlıyor. Bedenin homeostaz halinin temel yapıtaşıdır. Aşırı ya da yetersiz salgılandığında tüm dengemizi alt üst edebilen vücudumuzun sıvı dengesini, kan basıncını, şeker, yağ ve kemik metabolizmasını düzenlemekle birlikte; büyüme ve gelişmeyi sağlamaktadır. Üremeyi de desteklemektedir. Hormonlarımıza sadece metabolizmamızın düzenli işleyebilmesi ve organlarımızın fonksiyonlarını“PSİKOHORMON” yazısının devamını oku
DÖNMEZ BU YOL
Yığılmakla yıkılmak arasındaki çizgide sallana sallana yürüdü kadın. Şekerli çay içerken yaşının elli oluşunu hep unuttu. “Her şeyden vazgeçerim çaya şeker atmaktan geçemem.” Derdi. Öyle çocuk gülerdi ki bir şey diyemezdin. Genç düşünceler verip dururdu, her yeni günden yaş almazmış gibi. Onu bir kuş yavrusunu, kuzuyu severken gör sanki beş yaşında kız çocuğu… Odalarda sıkışıp“DÖNMEZ BU YOL” yazısının devamını oku
KIZLAR, ÖPMEYİN O KURBAĞAYI!
Biz kızlar, kendimizi prenses sanarak büyürüz. Kendi beyaz atlı prensimizi beklerken nice çirkin kurbağaları yakışıklı prenslere dönüştürmüşlüğümüz vardır. Büyüdüğümüz masallar, avunduğumuz şarkılar bize bundan fazlasını öğretmedi. Ama masalların da unuttuğu şeyler vardı. Prense çevirdiğimiz o kurbağalar bile bize arkasını dönüp gitti. Beyaz atları başka sarayların yolunu arşınladı. Bizim gönül sarayımız yıkık, virane kaldı. Hadi, bu“KIZLAR, ÖPMEYİN O KURBAĞAYI!” yazısının devamını oku
BÜYÜYEN ÇOCUKLUĞUM
Nereye gidiyorsun çocuk? Büyümeye mi? Oysa hiç halim yok Yaptığım hatalar Güvendiğim kelamlar Beni yordu zamanlar Aldandığım insanlar Sığındığım limanlar Bir bir yok oldular Geçimsiz ve küçüğüm hala Biraz yorgunum ve hayli hissiz Daha yolun başında Bir sonbahar var içimde Başka havalar getir bana Turnam uçsun içimde Küçüğüm daha çok küçüğüm Anlatacak çok şeyim var“BÜYÜYEN ÇOCUKLUĞUM” yazısının devamını oku
NAR TANELERİ GİBİ EVLER
İplik gibi dizilmiş şehrin ışıkları önümüze. Atamadığım adımlarımı aydınlatır mı gücü kalmamış lambalar? İlk idrak edişimi hatırlıyorum. İlk hayretimi. Ah benim çocuk kalbim, temiz dimağım. Her şehrin her apartmanın her evin içinde farklı aileler, bambaşka hayatlar oluşunu, dehşete düşerek farkedişim. Başka acıların da var olduğunu ilk olarak çekilmekten sızlayan saç diplerim hissetmişti. Yılların vicdanımı eksiltmesine“NAR TANELERİ GİBİ EVLER” yazısının devamını oku
ELLERİMİ UZATTIM, BEKLİYORUM…
Günlerin eskilerinde ve eksikliklerinde güneşin doğuşunu anımsıyorum. Doğan güneş seni ve senli günleri sızdırıyor perdenin aralığından. Duvarlarıma, damla damla gülüşün yansıyor. Bu ruhumu aydınlatan ışık, bu bedenimi saran sıcaklık güneşten midir, gülüşten mi ayırt edemiyorum. Dudaklarından dökülen harfler rüzgârların şarkısını, bu dünyanın sırrını benliğime fısıldıyor. Ben bu hazla mest olmuşken yüreğime ansızın hüzün notaları akın“ELLERİMİ UZATTIM, BEKLİYORUM…” yazısının devamını oku
ÇOCUKLAR
Beyinleri yıkanırken önemsemediğiniz fakat yere düşmelerinden korktuğunuz o masum bakışlı çocuklar.Yarının umutları, parlayacak olan güneşler.Gözünü hırs bürümüş olan, kapasitesinin üstüne çıkmak için çırpınan o çocuklar.Çocuğu, hayatta istediği her şeyi başarabileceğine inandırmış, yaptırmak istediklerini sıra sıra hesaplamış, bütün planları özenle hazırlamış şehvetle bakan ebeveynler.Peki hiç sorduk mu çocuğa ne istiyorsun ne hayal ediyorsun? diye. Hayır sormadık.“ÇOCUKLAR” yazısının devamını oku
MEM U ZİN
Tarih boyunca yaşamış, yaşamaya devam eden her halkın bir aşk hikayesi, bir efsanesi vardır. Bu hikayeler genelde destanlaşmış olduğu için dilden dile aktarılırken her dilden, her gönülden bir parça eklentiyi de kendisine dahil eder. Her halk gibi Kürt halkının da bir aşk hikayesi mevcuttur. Kürtlerde en çok kullanılan iki isim Zeynep ve Mehmet’tir. bu hikayedeki“MEM U ZİN” yazısının devamını oku
KAYIP YOLCULUĞUM
AH ÖMRÜM! Bir tren yolculuğunu anımsatıyor… Peş peşe gelen duygular tüneli, Art arda takılı hayat telâşında, Bir salâ sesiyle son buluyor… DOĞUMUM! Tıpkı ölümüm gibi bir ezan sesi ile başlarken; Aldığım her nefes, Yaşanacak olaylara doğru, Zamanı kovalayarak sona yaklaşıyor… YAŞAMIM, Hayâllerim ile nasip çizgisi arasında birleşiyor… GÜNLERİM, Birbirine bağlı vagonlarla yol alıyor… HEVESLERİM ise;“KAYIP YOLCULUĞUM” yazısının devamını oku
PROF. DR. FUAT SEZGİN HOCAM’A MEKTUP
-ÖN SÖZ- Bugün, Prof. Dr. Fuat Sezgin Hocam’a mektup yazmak amacıyla; sehpadan bozma bir masanın başında, kâğıt ve kaleme yenik düşmeden, içimdeki türlü latîfeleri (güzellikleri) aydınlığa vurarak ve içtenliğimle tüm benliğimi ortaya koyarak mektup yazma günüdür.Günlerdir düşünür, dururum: “Acaba bu duygu patlayışlarını, bir volkan olup kendime ve çevreme zarar vermeden nasıl aktarabilirim?” diye… En sonunda“PROF. DR. FUAT SEZGİN HOCAM’A MEKTUP” yazısının devamını oku
İYİ YAZI YAZMA REHBERİ
Nasıl iyi bir yazar olurum? Yazılarımı nasıl etkili hale getirebilirim? Okuyucunun beğenisini nasıl kazanırım? Aslında iyi başlıyorum ama devamını getiremiyorum diyenleri ve buna benzer sorunlar yaşayanları başlığın altında toplayalım.Önceliğimiz metnimizin türünü belirlemek olmalıdır. Deneme yazın türünün üslubu ile makalenin üslubu bir olmayacaktır. Verilerimizi toplarken metnimizin türünü dikkate alarak işe koyulmalıyız. Hepimiz kafamızda bir konu belirler“İYİ YAZI YAZMA REHBERİ” yazısının devamını oku