Hayır diyememe gün içerisinde yaşaması oldukça muhtemel olan yaygın bir problemdir. Özellikle karşımızdaki kişi yakın ilişkilerimizin olduğu biriyse hayır demek daha da zorlaşabilir. Bazen istemediğin türden isteklerle karşılaşınca bunlara hayır demekte zorlanıyor olabilirsin. Eğer hayır dersen karşı tarafın kırılacağını , sana karşı eskisi gibi davranmayacağını ya da eskisi kadar sevmeyeceğini düşünüyor olabilirsin fakat sana böyle“HAYIR DE!” yazısının devamını oku
Etiket arşivleri: Mim&Mim
MAYMUNLAR NE ZAMAN KİBARLAŞTI?
Evrim, tüm canlı türlerinin bir hücreden başlayıp tesadüfen zamanla gelişerek birbirinden geldiği fikridir. Bu tanımda dikkat edilmesi gereken nokta “zamanla gelişerek” ifadesidir. Çünkü bu iki kelime uygulama olarak birbirine çok zıttır. Dünyamızda geçen sürenin yani zamanın yıpratıcı, eskitici hatta sönümleyici etkisi vardır. Zamandan bahsedecek olursak aklımıza direkt “ENTROPİ KANUNU” gelmelidir. Fen bilimlerinin en önemli yasası“MAYMUNLAR NE ZAMAN KİBARLAŞTI?” yazısının devamını oku
JEAN JACQUES ROUSSEAU VE UYGARLIK ELEŞTİRİSİ
Uygarlık, bir toplumun zaman içinde sahip olduğu fikir, sanat, edebiyat, teknoloji, eğitim, yönetim, örgütlenme gibi içinde birçok somut ve soyut birikimleri ifade eder. Bu birikimler sayesinde insan, doğayla eskisi kadar mücadele içinde değildir. Dolayısıyla refah içindedir. Yaşamın devam edebilmesi için iş bölümü oluşmuş ve üretim çok yükselmeye başlamıştır. Ürün fazlası, toplumun bir kesimine, üretim yapmadan“JEAN JACQUES ROUSSEAU VE UYGARLIK ELEŞTİRİSİ” yazısının devamını oku
PSİKOHORMON
Hormonların birçok etkiye sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Vücudumuzda yavaş salınıp iç dengemizi sağlıyor. Bedenin homeostaz halinin temel yapıtaşıdır. Aşırı ya da yetersiz salgılandığında tüm dengemizi alt üst edebilen vücudumuzun sıvı dengesini, kan basıncını, şeker, yağ ve kemik metabolizmasını düzenlemekle birlikte; büyüme ve gelişmeyi sağlamaktadır. Üremeyi de desteklemektedir. Hormonlarımıza sadece metabolizmamızın düzenli işleyebilmesi ve organlarımızın fonksiyonlarını“PSİKOHORMON” yazısının devamını oku
BAŞKASININ SENİ ONAYLAMASINI BEKLEME!
Biz insanlar neden her zaman başkalarından daha iyi yerde olmaya çalışıyoruz ki? Bu biraz da özgüvensizlik değil mi? Aslında kimsenin onayına ihtiyacımız yok ama bir çoğumuzun böyle bir düşüncesi var. Birilerine bir şeyleri kanıtlama ve kendimizi haklı çıkarma isteği uyandıran şey nedir? Bu sorunun cevabı güvensizliktir. Durumu daha da kötü kılan şey kendimizi nasıl gördüğümüz“BAŞKASININ SENİ ONAYLAMASINI BEKLEME!” yazısının devamını oku
PLATON VE ARİSTOTELES’İN MÜLKİYET ANLAYIŞLARI
Felsefenin üzerinde çok tartışılan konularından biri mülkiyet konusudur. Mülkiyet konusuna bakış açısı, ideal rejimi kurma yolundaki temel taşlardan biridir. Batı dünyasının siyaset filozoflarından Platon ve öğrencisi Aristoteles bazı konularda ortak görüşlere sahipken bu konuda farklı görüşlere sahiplerdir. Her ikisi de insan toplumu için iyi bir devlet ve yönetim şekli tahayyül etmeyi amaçlamışlardır. Burada önemli noktalardan“PLATON VE ARİSTOTELES’İN MÜLKİYET ANLAYIŞLARI” yazısının devamını oku
BÜYÜYEN ÇOCUKLUĞUM
Nereye gidiyorsun çocuk? Büyümeye mi? Oysa hiç halim yok Yaptığım hatalar Güvendiğim kelamlar Beni yordu zamanlar Aldandığım insanlar Sığındığım limanlar Bir bir yok oldular Geçimsiz ve küçüğüm hala Biraz yorgunum ve hayli hissiz Daha yolun başında Bir sonbahar var içimde Başka havalar getir bana Turnam uçsun içimde Küçüğüm daha çok küçüğüm Anlatacak çok şeyim var“BÜYÜYEN ÇOCUKLUĞUM” yazısının devamını oku
ÇOCUKLAR
Beyinleri yıkanırken önemsemediğiniz fakat yere düşmelerinden korktuğunuz o masum bakışlı çocuklar.Yarının umutları, parlayacak olan güneşler.Gözünü hırs bürümüş olan, kapasitesinin üstüne çıkmak için çırpınan o çocuklar.Çocuğu, hayatta istediği her şeyi başarabileceğine inandırmış, yaptırmak istediklerini sıra sıra hesaplamış, bütün planları özenle hazırlamış şehvetle bakan ebeveynler.Peki hiç sorduk mu çocuğa ne istiyorsun ne hayal ediyorsun? diye. Hayır sormadık.“ÇOCUKLAR” yazısının devamını oku
KAYIP YOLCULUĞUM
AH ÖMRÜM! Bir tren yolculuğunu anımsatıyor… Peş peşe gelen duygular tüneli, Art arda takılı hayat telâşında, Bir salâ sesiyle son buluyor… DOĞUMUM! Tıpkı ölümüm gibi bir ezan sesi ile başlarken; Aldığım her nefes, Yaşanacak olaylara doğru, Zamanı kovalayarak sona yaklaşıyor… YAŞAMIM, Hayâllerim ile nasip çizgisi arasında birleşiyor… GÜNLERİM, Birbirine bağlı vagonlarla yol alıyor… HEVESLERİM ise;“KAYIP YOLCULUĞUM” yazısının devamını oku
VİRÜSLERİN DE ELLERİ VAR
İnsan vücudunda 200 farklı hücre tipi bulunmaktadır. Bu hücrelerin sayısı yaklaşık 35 ilâ 40 trilyon arasında değişkenlik göstermektedir. Bu hücre türlerinin neredeyse hepsi virüsler tarafından etkilenebilmektedir. Son yıllarda değişik türde virüslerin hayvanlar üzerinden insanlara bulaşma oranının arttığı açıktır. Dünya üzerinde, sayısı tam bilinmemekle birlikte, milyonlara ulaşan ve hayvan, bitki, bakteri hatta arke türlerini etkileyen virüs türleri bulunmaktadır. Bu türler; Çift iplikli DNA virüslerinden, Ters transkripsiyon(RNA polimerazının DNA’dan“VİRÜSLERİN DE ELLERİ VAR” yazısının devamını oku
NEREDESİNİZ ŞU AN?
Bu yazı da bu fikir de bende hepimiz bu düzenin içindeyiz ve sadece gerçeğiz. Neredesiniz şu an? Dün neredeydiniz? Ve yarın nerede olacaksınız? Yüzlerce yıl önce neredeydik peki? Ne yapıyorsunuz şu an? Dün ne yaptınız? Ve yarın ne yapacaksınız? Yüzlerce yıldır ne yapıyoruz biz? Aslında hepsinin cevabı aynı, en başından en sonuna kadar. Yaşıyoruz… İnsanların“NEREDESİNİZ ŞU AN?” yazısının devamını oku